Anasayfa Sitemize Yazın - Ekleyin Türkülerimiz
Türkülerimiz
YAŞ DESTANI PDF Yazdır e-Posta
Ümüt DEMİR tarafından yazıldı.   
Pazar, 02 Kasım 2008 20:34

Bir güzel ki, on yaşına girince,

Açılmamış körpe fidana benzer.

Yıldan yıla ay yüzü, gün görünce,

Her yıl devri dönen, devrana benzer.

 

Onbirinde, gonca diye koklarlar;

Onikide, elma diye saklarlar;

Onüçünde, hatır gönül yoklarlar;

Ondördünde, şeker satana benzer.

 

Onbeşinde, güzelliğin çağıdır;

Onaltıda, gören aklın dağıtır;

Onyedide, göğsü cennet bağıdır;

Boyu uzar, servi revana benzer.

 

Onsekizde, hem artırır zarını,

Ondukuzda, hem terk eder arını.

Yirmisinde, gözedir şikârını,

Zincirlerden kopmuş arslana benzer.

 

Yirmibeşten sonra, bıyık burulur;

Otuzunda, akar sular durulur;

Otuzbeşte, ettikleri sorulur;

Sevap, günah neyse gümana benzer.

 

Kırk yalında, gazel döker, su çağlar;

Kırkbeşinde, har ömrüne zar ağlar;

Ellisinde, eloğluna bel bağlar;

Dağ başına çöken dumana benzer.

 

Ellibeşte, sızı iner dizine;

Altmışında, duman çöker gözüne;

Altmışbeşde, bakılmaz hiç yüzüne;

Ahrete yol soran seyrana benzer.

 

Altmışbeşten sonra, beli bükülür;

Damarında akan kanlar çekilir.

“Gel gel” diyen toprağa diz çökülür,

“Geldi geçti” denir yalana benzer.

 

Ağlatma ki beni, sen de gülesin.

Ben yaşıyam, reva mı sen ölesin?.

Önün sıra ben yolcuyum, bilesin,

Konan göçer, dünya bir hana benzer.

 

Kaynak: http://www.baskandergisi.com/yasdestanininoykusu.asp 

Son Güncelleme: Pazar, 02 Kasım 2008 20:38
 
ZİYA TÜRKÜSÜNÜN ÖYKÜSÜ PDF Yazdır e-Posta
BESTAMİ ERKOÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 07 Haziran 2008 23:53
ZİYA TÜRKÜSÜNÜN ÖYKÜSÜ

Ziya yakışıklı bir delikanlıdır. Yozgat'ın Karacalar Köyündendir. Aynı köyden Fikriye adlı kızı sever ve nişanlanır. Fikriye'nin babası Karacalar Köyü imamı Ali Hocadır. Ali Hoca Kızıltepe Köyüne imam olur. Ziya sık sık nişanlısını görmeye at sırtında gider. İki tarafta birbirini oldukça sevmektedir. Ziya bir gün ekin sularken üşütmüş ve karın ağrısından şikayet etmektedir. Doktora gider ama fayda bulamaz, bir hafta içinde ölür. Bir başka söylentiye göre, Ziya Bey yakışıklı, at düşkünü, çok iyi atan binen, iyi cirit oynayan bir yiğittir. İki köy arasında oynanan ciritte attan düşer orada ölür.

Son Güncelleme: Cuma, 13 Haziran 2008 01:41
Devamını oku...
 
HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI PDF Yazdır e-Posta
BESTAMİ ERKOÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 07 Haziran 2008 23:52
HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ

Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç asker'de vereme yakalanır. Hava değişimi olarak Yozgat'a (Akdağmadeni) gelir. Sözlüsünün ailesi gence kızlarını göstermek istemez. Genç tedavi için İstanbul'da hastaneye yatar, pencereden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla aşağıdaki türküyü söyler.Yakalandığı amansız hastalıktan kurtarılamayarak hastanede ölür. Ailesi cenazesini Yozgat'a getiremez., İstanbul'da kalır.

HASTANE ÖNÜNDE İNCİR AĞACI

Hastane önünüde incir ağacı

Son Güncelleme: Cuma, 13 Haziran 2008 01:40
Devamını oku...
 
YOZGAT SÜRMELİSİ PDF Yazdır e-Posta
BESTAMİ ERKOÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 07 Haziran 2008 23:50

YOZGAT SÜRMELİSİYozgat şehri 1760 yılı başlarında Bozok Yaylasının, etrafı ormanlarla çevrili içerisinde binbir çeşit kuşun ötüştüğü bir sahada kurulurken; Yozgat halkı o zaman yarı göçebe ve sürülerini besleyerek hayvancılıkla uğraşır, hayatlarını bu yoldan sağlarlardı. Bozok yaylasında otlayan bu sürülerin birini de Sürmeli Bey adında bir Türkmen Yörüğü otlatırdı. Halk tarafından sevilen bu yanık sesli halk ozanı elinde kavalı, sırtında sazı Yozgat'tan Akdağmadeni'ne uzanan ormanların içinde sürüsünün içinde dolaşırdı. Bazen bir çamın dibine rastlanır. Sazının tellerini konuşturur bazen bir derenin kenarında kavalını çalar, aşık olduğu gönlünün sevgilisini düşünürdü.O sevgili ki güzelliği Bozok yayla'sına yayılmış, ahu gözlü, sürmeli kaşlı, ay yüzlü bir dilberdi. Babası bir Türkmen beyi idi ve çok sert bir adamdı. Sürmeli Bey, ailesini salarak, babasından sevdiğini istetir, mağrur adam, kızını bir çobana vermeye yanaşmaz. Araya beyler, ağalar girer ama boşuna, bir türlü gönlü olmaz kızın babasının ve iki sevgili birleşemezler.

Üzüntüsünden sürüsünü bırakan Sürmeli Bey alır sazını eline beşçamlar mevkiinde kendine bir dergah kurar. Aşkını, yanık türküleriyle dağlara ağaçlara anlatır. Küser otağına, obasına ve Akdağlar'a kadar uzanan çamların arkasında onu bir daha gören olmaz. Dertli kavalına üflediği, işli sazına söylettiği nameler kalır geriye. O gün bu gündür dillerde yankılanır Sürmeli Bey'in türküleri.

SÜRMELİ KIZIN ÖYKÜSÜSürmeli Yozgat'ta yaşanmış Türk Halk Edebiyatının en güzel örneklerinden birisidir. Yozgat Sürmelilerinin ortaya çıkışı 19. yy. sonlarında İkinci Cihan Harbinin sona erdiği dönemdir. Hepsi 96 beyittir. Sürmeli güzel gözlü sevgiliye bir hitaptır. Eskiden genç kızlar dışarıya çıkarken gözlerine sürme çekerlerdi ve gözleri daha alımlı olurdu. Bol feracelerinin içinde sadece gözleri görünürdü kızların. Yozgat Sürmelileri yaşanmış öykülerin getirdiği birer sevda, hatta karasevda türküleridir. Bu bir anlık sürmeli gözlere bakış, yüreklerde büyük aşklara kara sevdalara başlanmış olur kor düşen yürekler sessiz sessiz yanar, ateşini genişletir ve ağızlardan sürmelinin sözleri olarak dökülür. Söylenen sözlerde acı vardır, hasret vardır, gurbet vardır. Sürmelileri dinlerken bu kadar duygulanmamızın sebebi bu sürmeli öykülerinde yakaladığımız duyguların kendimizde de bir yeri, bir acısının olmasındandır. Kısaca kendi aşklarımızı, hasretimizi buluruz Yozgat Sürmelilerinde.

Sürmeli Beyin en tanınmış türküsü ;

Of ooof !

Yozgat seni delik delik anam delerim

Kalbur olur toprağını anam elerim

Vay vay anam sürmelim

Eğer sürmelini yitirirsen anam

Koyun olur peşin sıra melerim

Vay vay anam sürmelim

Of oof ! Çamlığın ardında bir yuva yaptım

Yuvamın içinde sürü otlattım

Ben sürmelimi gurbete attım

Vay vay anam sürmelim

Yozgat’ı en iyi anlatan “Türkü Yozgat Sürmelisi”dir. Sürmeli Türküsünden bir dörtlük şöyledir.

Dersini almış da ediyor ezber

Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler

Bu dert beni iflah etmez del eyler

Benim dert çekmeye dermanım mı var

Derlenmiş Yozgat Türkülerinin sayısı bir hayli çok olduğu gibi henüz derlenmemiş türküleri de mevcuttur. Birçok türkünün efsaneleri de bulunmaktadır. Sürmeli, Ziya Türküsü, Musa Bey Türküsü, Celal Oğlan Türküsü, Hastane Önünde İncir Ağacı, Şakir Efendi, Turnalar, Yeşil Ayna, Hacı Bey türküsü ... Hikayesi bulunan belli başlı türkülerimizdir. Notaya alınmış ve TRT repartuarına girmiş türkülerin sayısı çoktur. Yozgat türkülerini derlemiş birçok derleyicinin yanısıra Muzaffer SARISÖZEN ile Nida TÜFEKÇİ'yi özellikle anmak gerekir.

Son Güncelleme: Çarşamba, 11 Haziran 2008 21:06
 
yozgat sürmelisi PDF Yazdır e-Posta
Ahmet HALAT tarafından yazıldı.   
Perşembe, 22 Mayıs 2008 22:45
Son Güncelleme: Salı, 03 Haziran 2008 23:28
Devamını oku...
 


Tüm Telif Hakkı © 2005 - 2008 Ahmet HALAT Büyük kayaş mah.64.sok.no:38/1Mamak ANKARA CEP:0532 582 90 90
TC.ZİRAAT BANKASI KAYAŞ ŞUBESİ/ MAMAK/NAKARA. HESAP . NO:49750689-5001
MAMAK. PTT.POSTA ÇEKİ HESAP NO:5719061

Bu site Köyümüz ve Köylümüzün kaynaşma ve gelişmesi, istek ve sesini duyurması için tehsis edilmiştir.

Düzenleme Ümüt DEMİR. validator XHTML ve CSS.